Neden Bırakmıyoruz? Neden Bırakamıyoruz?

Yanlış anlamayın. Hemen sigarayı bırakmayı deneyin, demeyeceğim. Sigarayı bırakma hakkındaki düşüncelerimi bilimsel kaygılarla değil de serbestçe, arkadaşça yazmak istiyorum.

Bireyler sigara içme davranışını neden sürdürürler, biraz derinlerde hangi düşünceler, duygular, hangi psikolojik süreçler vardır. Bu soruya bilimsel istatistiklere, araştırmalara dayanmadan kendimce bir cevap vermeye çalışacağım. Geçmişte sigara kullanmış ve bu alışkanlığı bırakmış biri olarak sigara içenleri daha iyi anlayabileceğimi düşünüyorum. 

Sigarayı bırakmanın bir koşulunun, onu neden içmeye devam ettiğimizi bilmek olduğuna inanıyorum. Aşağıda sözünü edeceğim sigara içme davranışını başlatma - sürdürme nedenlerinin birçoğu bende de vardı. Bunları sigara içen birçok bireyde de gözlemledim. Fakat bu yazıda ağırlıklı olarak sürdürme nedenleri üzerinde duracağım, çünkü sigaraya başlamış birisi için, artık sigara içme davranışını neden sürdürdüğünü anlaması daha da önemli.

Genelde sigara içme davranışı bireylerde gençlik yıllarında başlıyor.Bunun nedenlerinden biraz bahsedelim. Bu, bireye en başta büyümüş olma hissini veriyor. Büyümüş olmak bir başarıdır, aynı zamanda yasak olan bir şeyi gizli gizli yapmanın da ayrı bir çekiciliği vardır. Diğer bir neden ise özerkleşme.Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen genç birey, buna izin vermeyen büyüklere karşı gizli bir başkaldırı çabası içindedir.

Sevdiğimiz insanlar gibi olma, onları model alma, sigaraya başlamanın önemli nedenlerden bir tanesidir kanımca. Model almak, örnek aldığımız insanların yaptığını yapmak, sanki, ‘onların niteliklerine de sahip olmak’ gibi bir duygu veriyor bireye. Başarılı olma, kendini gerçekleştirme ve statü ihtiyacı birçok davranış bilimcisinin üstünde durduğu bir nokta. Bunları bireyin çok temel ihtiyaçları olduğunu kabul edersek, bireyin yine bunları sembolik olarak doyurduğunu düşünüyorum.

Birçok bireyin sigaraya başladığı zamanlar aklından geçen düşünce genellikle şudur:“Ben bunu istediğim zaman bırakırım. ”Bu düşünceyi yukarıda sözünü ettiğim başlama nedenleri arasında da sayabiliriz. Sigaradan aldığı zevki devam ettirmek için şu düşünce bir öncekini izler; “O halde şimdilik bırakmama gerek yok, nasılsa istediğim zaman bırakırım.” Tamamıyla doğru, ben de böyle düşündüm. bıraktım da fakat on üç sene sonra. Demekki biraz geç istemişim bırakmayı. Öyle ya istediğim zaman bırakabilirdim. Çelişkili gibi görünse de ‘istediğim zaman bırakabilirim’ ifadesi kendine güvenin bir ifadesi oldugu gibi, ayni zamanda sigara içme davranışını sürdürmeye neden olan bir düşünce. Demekki burada kendine çok güven işe yaramıyor. Kendine güven, sadece sigara bırakma kararı verdikten sonra etkili olabiliyor. Burada, kendine güvenen, ‘istediğim zaman sigarayı bırakırım’ düşüncesinden güç alan birey, sigara içme davranışını sürdürüyor.Ben buna “ özgüven çıkmazı” diyorum.

Bir başka neden, sigaranın zararları ortaya çabuk çıkmıyor.Tehlikeli sonuçlarıyla sigarayı içinize çeker çekmez karşılaşmıyorsunuz.Zorlu ve tehlikeli sonuçları belli bir zaman sonra ortaya çıktığı için aradaki mesafeyi sigara içme lehinde kullanıyoruz. Çünkü uzaktaki tehlike yeterince tehdit edici değil. Hani yukarıda belirttiğimiz ‘sigarayı istediğim zaman bırakırım’ düşüncesi burada da var:“Ben hastalanmadan bırakırım” veya “zarar verdiğini görürsem bırakırım.” Sigaranın yol açtığı zararlar, içer içmez ortaya çıkmadığı için, sigarayı bırakma konusunda yeterince motive edici olmuyor.Burada da bir çıkmaz daha var.Uzaktaki tehlikenin yeterince caydırıcı olmaması, sigara içme davranışını devam ettirdiği gibi, bir müddet içen birey yine “nasıl olsa şimdiye kadar içtim bundan sonra içmesem ne olur” düşüncesini üreterek bu davranışını devam ettiriyor.

İnsan olan herkesin yaşamdan haz almaya ve eğlenmeye hakkı olduğunu düşünüyorum.Ve hemen herkesin eğlenme, haz alma yönünde doğal bir eğilim içinde olduğunu ve bunu doyurmak için davranışta bulunduğunu zannediyorum. Bu bağlamda bireyin sigarayı zevk aracı olarak görmesi, düşünmesi bir diğer önemli nokta sayılabilir.Sigarayı zevk olarak gören bireyin , bu düşüncesinin doğal sonucu yine ´içme davranışını sürdürmesi´dir.

Bütün insanlar olmasa da, birçok insan, hazza en kısa mesafeden, en ekonomik yoldan ulaşmaya çalışır.Sigara, ulaşılabilirlikten maddi külfete kadar (maddi değer tabi ki biraz göreceli) bireyin zorlukla çok fazla karşılaşmasına sebep olmaz.İçtiğimiz andaki verdiği zevk, yine o anki sarfettiğimiz zahmetten fazladır.Bu yüzden zevk ile maddi bedel yer değiştirebilir.Paketi cebimize çok rahat sığdırabilir, hemen her yerde zahmetsizce bulabilir ve bulundurabiliriz.Cepte bulunan sigarayı yakmanın çok zahmeti olmasa gerek.Böylelikle birey en ekonomik yoldan ve en kolay şekilde haz ihtiyacını doyurmuş olur.

Burada Festinger’i anmazsak ayıp olur.Festinger ünlü “bilişsel çelişki kuramı” ile bilgilerimizle davranışlarımızın çelişkisini ortadan kaldırmak için; yeni akıl yürütmelerle, bilgilerimizi, davranışlarımıza uygun hale getirdiğimizi söylemişti. ‘Düşündüklerini yapamazsan yaptığın şeyi düşünmeye başlarsın’.Yani onu meşrulaştırırsın.Sigaranın zararlarını bilip sigara içen birey çelişkiye düşmemek için yeni akıl yürütmeler yapar, sigara içmeyi kendince olumlar.Sigara içmeyi olumlama, sigarayı bırakmamanın en temel nedenlerinden birisidir.Dikkat ederseniz birçok insan yaşadıkça, aslında kendi düşüncelerine uymayacak yeni davranışlar içerisine girdiğinde, bu yeni davranış hakkındaki düşüncelerini de değiştirdiğini görürsünüz.Sigara içmek de bu davranışlardan biridir. Artık bireyin bu yeni davranışı olumlanmış, bu davranışı lehinde malzeme toplamaya başlamıştır.Özetle sigara içenlerin, sigara içmeye devam etmek için insanı hayrete düşürecek düşünceler, inançlar geliştirdiğini görürüz. Bu da sigara içme davranışını açıklayabilen bir kuram değil mi?

Varoluşçuların bize kazandırdığı, bireyin kendisinin ‘tek ve özel’ olduğuna ilişkin inancı, günlük dilde “bana bir şey olmaz” biçiminde bir düşünceye karşılık geliyor.Bu da sigara içen birey için açık ve anlaşılabilir bir düşünce daha üretiyor: “O halde sigara içmeye devam edebilirim.”

Bir gün sigarayı bırakmaya karar verirseniz, bu yazıyı geri dönüp tekrar okumalısınız.En azından ilk önce, yukarıda ileri sürdüğümüz ´kendi düşünce tuzaklarınızdan´ kurtulmayı denemelisiniz.Zihninizin ‘sigara içmeye devam ettiren düşünceler’ üretmesine izin vermemelisiniz.

Evet Gramsçi’nin dediği gibi “Alışkanlıklarımız yaşamımızın en güçlü yönleridir.” İşte ben de aynı şeyi söylüyorum, kendimizde yaratacağımız yeni alışkanlık ´sigara içmeme alışkanlığı´dır.

YORUMLAR



Yorum Gönderin






Fashion for women and fashion trends